+ Konu Cevaplama Paneli
2. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var BirinciBirinci 1 2
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 17 ve 17
Like Tree1Likes

Konu: Rize Lazlar

  1. #11
    Super Moderator
    Üyelik tarihi
    19 Nisan 2011
    Mesajlar
    1.725
    Sicalepeşi Destanı

    Lazistaniz var giğunan çkar nosi
    Sicaz koçi oxoyi gamakosi
    Var gaçaşi goykta gekçasen kusi
    Eloğliren giçkitaz dadi çkimi

    Oxoyizti var gelosonz kuzi
    Sica yado konoxedunan purzi
    Var ikitxen paxali do ucuzi
    Veresiya kortaşi dadi çkimi

    Esnafik ti arişi jur noçarams
    Borcisti faizi keluçarams
    Badi skaniz kartali eşuçarams
    Borci giğun yado dadi çkimi

    Badi skanik kartali ikitxaşi
    Ar zirati gurpicis xe moyntxaşi
    Kata xaftaz burği goyntxaşi
    Elbetki borci içaren dadi çkimi

    Badi elaxedas kerençi xoraz
    Sica tusa bureğiz komuxedas
    Noğamisa ar ğormaz konoxedas
    İxosaraz kayi usons dadi çkimi

    Haşopete moboga do sicaz çi
    Megomskunan mşkeyişi biga eçi
    Var yançuyi hemuz boz ona meçi
    Sadrazami şartuyi dadi çkimi

    Damatların Destanı

    Lazistanda hiç yoktur aklınız
    Ne varsa damada yedirip evi süpürdünüz
    Yediremeyince basar tekmeyi görürsünüz
    Eloğlu derler bilesin teyzeciğim

    Evinizde bir kaşık bile yok
    Durulur mu damadın üstüne o kadar çok
    Ucuzu pahalıyı soran da yok
    Veresiye var diye teyzeciğim

    Esnaflar bire iki yazıyor
    Borcun üstüne faiz diziyor
    İhtiyar adamına mektup yazıyor
    Borcun var diye teyzeciğim

    Adamın mektubu okuyunca
    Görseydin elini göğsüne vurunca
    Her hafta börekler açılınca
    Elbet borca yazılır teyzeciğim

    İhtiyar oturup kuru ekmek yesin
    Damat sıcak böreğin başına geçsin
    Gelin bir delikten gözlesin
    Hoşuna da gidiyor teyzeciğim

    Böylelikle kazancımı damada yedir
    Dayak yakışır hepinize bire bir
    Yetmedi mi ona kızını verdiğin
    Sadrazam değildi ki be teyzeciğim

    Not: Bu destan Arhavi’li Nuri Duduşi tarafından yazılmıştır. Kendisi birinci dünya savaşında genç yaşta ölmüştür. (Türkçeleştiren Kamil Aksoylu)

  2. #12
    Super Moderator
    Üyelik tarihi
    19 Nisan 2011
    Mesajlar
    1.725
    Lazuri Nenaçkina (Lazca Dilbilgisi)

    Şurimşine adlı Lazca-Türkçe şiir kitabı ve Lazuri Parametepe isimli Lazca-Türkçe masal derlemeleri bulunan Münir Yılmaz Avcı’nın diğer bir çalışması da Lazuri Nenaçkina (Lazca Dilbilgisi) dir. Lazuri Nenaçkina, Türkiyeli Lazların yayınlanmış ilk gramer kitabı ve telif eser olma özelliğine sahiptir.


    Yıllarca Gürcücenin bir lehçesi olduğu iddiasıyla Lazcanın bağımsız bir dil olma gerçekliğinin göz ardı edildiğini belirten kitabın yazarı Münir Yılmaz Avcı, Soğuk Savaşı takip eden yıllarda yapılan çalışmalarla, Lazcanın yaşayan bir dil olduğunun kanıtlandığını söylüyor. Türkiye’de şimdiye kadar yabancı filologların ve yurtdışında yayınlanmış çalışmaların dışında Lazca dilbilgisi ile ilgili pek ciddi bir eserin bulunmadığı Türkiye’de, böylesine emek gerektiren bir çalışmayı kutlamak gerekiyor. Hayatının çok önemli bir kısımını anadili Lazcayı yaşayarak geçiren, Lazcaya hakim olan ve yerli ve yabancı hiç kimseden yardım almaksızın ilk kez Lazca dilbilgisi çalışması yapmak tarihe kayıt düşmektir.

    Kitabın sunuş yazısında; “Bir dilin ses, biçim ve cümle yapısını inceleyip kurallarını tespit eden bilim dalı olan dilbilgisi, o dilin yazılı edebiyatının oluşturulmasında da çok önemli bir yer tutar. Bu anlamda, alanında ilk olan “Nenaçkina”, Lazca’nın gelecek kuşaklara aktarılması yönünde önemli bir kilometre taşıdır. Bir kültürün korunması için dil ne kadar gerekli ise, dilin korunması için de o dili yönlendiren “Dilbilgisi” kurallarının bilinmesi gereklidir,” deniyor.

  3. #13
    Super Moderator
    Üyelik tarihi
    19 Nisan 2011
    Mesajlar
    1.725
    Lazlar'da Yılbaşı Gelenekleri

    “Bir zaman parçasına biçimin damgasını vurmak, güzelliğin ama aynı zamanda belleğin zorunluluğudur” der yazar. Ne kadar haklıdır da bu söylemde... Her şeyde olduğu gibi yaşadığımız zamanlara da belleğimize yerleştirecek şekiller veririz. Bu şekiller aslında inandığımız şeylerin yaşayan ruhudur. Yaşamımız boyunca biçimselleştirdiğimiz bu öğeler bilincimizde bir yerlerde durur. Bazen bir an, bir olay bizi tekrardan o ana götürür ve tekrardan yaşatır. Bu bir miras gibidir ve mirasın taşıyıcıları hatırlayan belleğimizdir. Yıllarca hiçbir yazılı kaynak olmamasına rağmen geleneklerimizin en önemlisi de dilimizin bugüne kadar gelmesinin tek dayanağı budur belki de. Tüm bunlara rağmen binlerce yıldır bu şekliyle varolmuş dilimiz neden bugün unutulmakla yüz yüzedir peki...Neden hızlı bir yokoluş sürecine girmiştir.

    Edebiyatta bu biçimsellik, yani hatırlama yavaşlık ve hızlılık arasında kurulur. Yavaşlığın derecesini anının yoğunluğuyla, hızın derecesini ise unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılı olarak kurulur.” Gözümüzün önüne sıradan bir durum getirelim.Bir adam sokakta yürüyor.Birden bir şey anımsamak istiyor, ama anı uzaklaşıyor.O anda kendiliğinden yürüyüşünü yavaşlatıyor. Buna karşılık, az önce kötü olayı unutmaya çalışan insan, hala çok yakınında olan zamanda, sanki bulunduğu yerden hemen uzaklaşmak istiyormuş gibi elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırıyor.”

    Çağımızı düşünürsek oradan oraya koşuşturmalarımız, sürekli bir yetişme telaşımız vardır. Bu hızın tutsaklarıyızdır artık. Kendimizmiş gibi yaşarken aslında kendimizi dair ne çok şeyi unuturuz. Adımlarımız birbirini kovalar, sözcüklerimiz peşi sıra atlılar gibi doludizgindir, bir acelemiz vardır sanki, nedenini bilemediğim. Bu düşünceler bana hep hızla unutmak arasında ki ****foru anımsatır.

    Yeni bir yıla girerken unutmak değil hatırlamak için yazmak istiyorum...

    Biçimsel gücün belleklerimizden silinmeyeceğine inanaraktan; sürekli yinelediğimiz “bir yılı daha devirdik, zaman hızla akıp gidiyor “tekrarlarına yenilmeden bu yılı hatırlama yılı yapalım...Anılarımızın yoğunluğuna geri dönelim. Eskiye bir bakalım, yeninin iyi olduğuna hürmet ile eskiyi anılarımızda yenileyelim. Tüm biriktirdiklerimizle yeni yıla merhaba diyelim...

    Şimdi hatırlayalım, biraz yavaşlayalım, anılarımıza yakınlaşalım... Yeni yıl biz Lazlar için ne demektir? Yeni yılda neler yaparız ya da yapardık...

    3ana yıl demektir, ağani de yeni, 3anağani yeniyıl demektir Lazca. Ağani yeni ve temiz şeyler için kullanılır. Yeni olan her zaman güzel ve iyidir. Lazlar yeni yılın ilk gününe iyi başlayanların tüm yılı iyi geçireceklerine inanırlar. Bu yüzden de yeni yılda eve ilk gelen insanın kim olduğunu çok önemserler. Yeni yılda kapılarını ilk çalan insanın iyi bir insan olmasını isterler. Eğer yeni yıl sabahı eve uğursuz sayılan kötü biri gelirse, o yıl başlarından uğursuzluğun eksik olmayacağını düşünürler. Bu yüzden olmalı ki babaannem - Çebişi Fadime- bu inançla, yeni yılın ilk sabahında Xalidişi Sefiye’ye “ çumani ordeşen oxoyişa si komoxti “ der, yeni yıl sabahı evimize ilk onun gelmesini istermiş. Xalidişi Sefiye’nin ayağı uğurlu sayar ve bu uğurun eve de uğur getireceğine inanırmış.

    Bir de o zamanlar evlerde pire (3kiy) ve tahta kurusu (koida) çok olduğu için eve ilk gelen insanın temiz olması istenirmiş. Eğer eve temiz giyimli kişi gelirse o yıl pire olmayacağına inanılırmış. Özellikle de eve temiz giyimli çocuklar alınırmış. Hatta eve gelen ilk kişinin pis olma riskini ortadan kaldırmak için temiz giydirilen çocuklar pencereden indirilip ve kapıdan eve sokulurmuş.

    Eğer eve temiz giyimli çocuklar gelirse onlara güzel hediyeler verilirmiş. Pire kovmakla ilgili annemin anlattığı bir hikaye geliyor aklıma. Annem Dişli’şi Lütfiye diye başlar... Evin en yaşlı kadını olan Lütfiye teyzenin henüz annem küçük bir kız çocuğu iken yeni yıla girmeye az günler kala annemi çağırdığını, eline iki tane taş verdiğini söyler. Yaşlı kadın, annemden bu taşları birbirine vurarak, “kva kuvups, 3ikiyi kuvups” diyerek evin etrafında üç kere dönmesini istemiş. Annem elindeki taşları birbirine vurarak ve bu tekerlemeyi tekrarlayarak evin etrafında üç kere dönmüş. Dönme işi bittikten sonra annem bisküvi ile ödüllendirilmiş. Böylece yeni yılda evde pire olmayacağına inanılırmış.

    Yine yeni yıl geceleri çocukların: “3anaağani pencerepe gon3kit, çkin mutu vameçasen, doğuras kimolimuşi” tekerlemesini söyleyerek gezdikleri ve kapılardan iple bağlı heybelerini attıkları söylenir. Evin kadınları bu heybelere meyve koyarlarmış. Çocukların en sevdiği meyveyi veren kadınların kocalarını çok sevdikleri, çocukların sevmediği meyveyi veren kadınların ise kocalarını sevmedikleri söylenirmiş.

    Ayrıca yeni yılda eve gelen insanlara mutlaka tatlı ikram edilirmiş. Tatlı yiyerek yeni yıla başlayanların yeni yılda tüm işlerinin ve ilişkilerinin tatlılıkla yürüyeceğine inanılırmış.

    “Yaşamak, bir ortamın çaresiz tutsağı olmaktır” der Ortega. Bizde tutsakları mıyız yaşadığımız zamanların? Hayat artık hızlıca akıp giden, insanın hükmünün azaldığı genel geçer doğruların arttığı herkesten de bu doğruların onanmasının istendiği bir akış içindeyken biz, yaşadığımız ortamların tutsakları mı yaşayan ruhları mı olacağız...

  4. #14
    Super Moderator
    Üyelik tarihi
    19 Nisan 2011
    Mesajlar
    1.725
    Lazca Güzel Sözler (Mskvanenape)

    Lazuri Nena/Lazca

    1. Nak1o nena giçkin hek1o k1oçi re; mara nananena va giçkin na çkar mutu va re!

    2. Ğormotis muk na megçu nenaten up1aramitare!

    3. Ğormotik na megçu nananena up1aramitare!

    4. Nananena gondinina, titi gondineri ğiğun!

    5. Nananena va goindinen!

    6. Nena gurişi nek1na ren!

    7. N3as tude iri xolo Ğormotişi xes ren!

    8. Didi ren Ğormotişi menceli!

    9. Guronis Ğormotik muşvels!

    10. Var giçkinna, k1itxi, okitxu oncğore va ren!

    11. K1itxi do goçkinas!

    12. Na uçkink, ikoms, na var uçkink, digurams!

    13. Çku bç1arit, tkva ik1itxomt, tkva ç1arit do hentepek ik1itxan

    14. Gori do koz1irom!

    15. Oç1aru giçkit1as do noşkeriten ç1ari!

    16. Nana skannis oromna, xark1iş nanas mo ogor!

    17. Handğaneri ndğas ugurapoba irişen didi mt1eri çkuni ren!

    18. Babaşi nenapeşi jin oxtimu unon!

    19. Nosi tomas va ren, tis ren!

    20.Nosişeni gza ar ren!

    21. Kudi mcveşi na uğuns, guri ağani va aven!

    22. Coxok k1oçi var, k1oçik coxo omskvams!

    23. Artik1artişa mumkyuoba na ikoms bereşi bereti mumkyuri iven!

    24. Ar k1oçis na ağoden şei, mteli koçopesti ağoden!

    25. K1ai k1oçişi nena gyari ren 31k1aritia.

    26. K1oçi k1oçişeni ç1ami ren!

    27. K1oçişi memşvelale xolo k1oçi ren!

    28. Dido osinapu noşkeri ren!

    29. Ç1ut1a osinapu okro ren!

    30. Çkvaşi dulya mo ak1ater!

    31. Kianas nosi na uğun k1oçik, dulya muşi xe muşite vas!

    32. Markvali skani si getaxi!

    33. Xamik ar k1oçi ilu, nenak vitoşi!

    34. K1ibiri nenaşi kila ren!

    35. 31k1arişen gamaoneri çxomis daçxurişen var aşkurinen!

    36. Çxomi k1udeliten var açopen!

    37. Mençxome oncire muşis va ğurun!

    38. Mencxomeşi oxorca, şira, para so z1iras!

    39. Lo3a nenaten xociti inç1valen!

    40. Lo3a nena ç1ami ren!

    41. Mt1eri manebra va iven!

    42. Mt1eris mt1eroba unon do manebras manebroba!

    43. Markvalişen gamaxtimerik markvali skums!

    44. Mgerişi mgeri iven, mtutişi mtuti!

    45. Ora muşis ğurati k1ai ren!

    46. Ordo mtelişei k1ai ren, ğuraşi meti!

    47. Uça pucisti kçe mja uğun!

    48. Oxorişi gza pucisti uçkin!

    49. P1at1i k1oçişi gyari coğorikti va imxorsya.

    50. Tolik mendra z1iroms, nosi umosi mendraya.

    51. Ar masariten ğoberi var ixvenen!

    52. Ağani okosalek k1ai kosums!

    53. Gzaten na uluns va daç1k1inden!

    54. Didi çkvindi giğunnati, k1arta şuras mo aşur!

    55. K1arta svas komoloba var iven!

    56. Mtelik1ala nena var itkven!

    57. Xopas Lazi doğuru, P1olis bgara dodges!

    58. Ğuras bğara nomskuns!

    59. Ğurelişeni varna kai zop1onan do varna mutu var zop1oğnan!

    60. Coğorik baba var içinoms!

    61. Guruni do mskveri na var içinoms k1oçi muk ren guruni!

    62. K1arta k1oçik1ala ark1aeli nenaten va iğarğalen!

    63. K1oma na yulun svas, daçxuri ren!

    64. Mskibuk u31k1are va mkums!

    65. Ubereli k1oçi k1it1miri iven!

    66. Si dibadişi, mintxa doğuru!

    67. 31k1arişi k1van3a 31k1arişi gzas t1roxun!

    68. Zuğas na işuvus mç1imaşen var aşkurinen!

    69. Ç1ut1a var t1aşi, didi var iven!

    70. Ar pukurik pukrinora var ikoms!

    71. Çkvaşi bergiten ona var ixaçken!

    72. Didilepeşi nosi umosi didi ren!

    73. Orak miti var çumers!

    74. K1arta k1inçi obğe muşişa mulun!

    75. Omçviru va giçkinşi, 31k1aris mu gorum?



    Turkuli Nena / Türkçe



    1. Kaç tane dil biliyorsan, o kadar insansın, ama anadilini bilmiyorsan hiçbir şey değilsin!

    2. Tanrının sana verdiği dil ile konuşacaksın!

    3. Tanrının sana verdiği dili, insan kaybettirmesin!

    4. Anadilini kaybedersen, kendini de kaybetmiş sayılırsın!

    5. Anadil kayıp edilemez!

    6. Dil yüreğin kapısıdır!

    7. Gökyüzünün altında her şey Tanrının elindedir.

    8. Tanrının gücü büyüktür!

    9. Tanrı, cesura yardım eder!

    10. Bilmiyorsan sor, sormak ayıp değil!

    11. Sor ki bilesin!

    12. Bilen yapar, bilmeyen öğrenir!

    13. Biz yazdık, siz okuyorsunuz, siz yazın, onlar okusun!

    14. Ara, bulursun!

    15. Yazmayı bil de, kömür ile yaz!

    16. Anneni seviyorsan, başkasının annesine küfür etme!

    17. Günümüzde en büyük düşmanımız bilgisizliktir!

    18. Babanın sözlerinin üzerine gitmek gerekir!

    19. Akıl saçta değil baştadır!

    20. Akıl için yol birdir!

    21. Şapkası eski olanın yüreği yeni olamaz!

    22. İsim adamı değil, adam, ismi güzelleştirir!

    23. Birbirine nankörlük yapan çocuğun çocuğu da nankör olur!

    24. Bir insana olan şey, herkese olur!

    25. İyi insanın dili yemektir, su da!

    26. İnsan insan için ilaçtır!

    27. İnsanın yardımcısı yine insandır!

    28. Çok konuşmak kömürdür!

    29. Az konuşmak altındır!

    30. Başkasının işine karışma!

    31. Dünyada aklı olan insan işini eliyle yapsın!

    32. Yumurtanı sen kır!

    33. Bıçak bir adamı öldürdü, dil binini!

    34. Diş, dilin kilididir.

    35. Sudan çıkmış balık, ateşten korkmaz!

    36. Balık kuyruktan tutulamaz!

    37. Balıkçı yatağında ölmez!

    38. Balıkçının karısı, dul, parayı nereden bulsun?

    39. Tatlı dille öküz de sağılır!

    40. Tatlı dil ilaçtır!

    41. Düşman dost olmaz!

    42. Düşmana düşmanlık gerekir, dosta dostluk!

    43. Yumurtadan çıkan yumurta yumurtlar!

    44. Kurdun kurdu olur, ayının ayısı!

    45. Zamanında ölüm de iyidir!

    46. Erken her şey iyidir, ölümden başka!

    47. Siyah inekte de beyaz süt olur!

    48. Evin yolunu inek de bilir!

    49. Kötü insanın yemeğini köpek de yemez!

    50. Göz uzağı görür, akıl daha uzağı!

    51. Bir kazıkla çeper yapılmaz!

    52. Yeni süpürge iyi süpürür!

    53. Yolla giden yorulmaz!

    54. Büyük burnun varsa da, her kokuyu koklama!

    55. Her yerde erkeklik olmaz!

    56. Herkesin yanında söz söylenmez!

    57. Hopa’da Laz öldü, İstanbul’da ağlama yaptılar!

    58. Ölüme ağlama yakışır!

    59. Ölen için ya iyi söylerler ya da hiçbir şey söylemezler!

    60. Köpek, baba tanımaz!

    61. Eşeği ve geyiği tanımayan insanın kendisi eşektir!

    62. Her insanla aynı şekilde konuşulmaz!

    63. Duman olan yerde ateş vardır!

    64. Değirmen susuz öğütmez!

    65. Çocuksuz insan cimri olur!

    66. Sen doğduğunda, biri öldü!

    67. Su testisi, su yolunda kırılır!

    68. Denizde ıslanan, yağmurdan korkmaz!

    69. Az olmayınca, çok olmaz!

    70. Tek çiçek, ilkbaharı yapmaz!

    71. Başkasının çapasıyla tarla ekilmez!

    72. Büyüklerin aklı daha büyüktür!

    73. Zaman, kimseyi beklemez!

    74. Her kuş yuvasına döner!

    75. Yüzmeyi bilmiyorsan, suda ne arıyorsun!

  5. #15
    Super Moderator
    Üyelik tarihi
    19 Nisan 2011
    Mesajlar
    1.725
    Laz Alfabesi - Lazuri Alboni

    (38 HARFLİ) - (SARPİ’ŞEN ATİNA’ŞA)
    A
    Arguni
    Balta
    A`
    Ga`knu
    Tuttu
    a
    antarma
    şeftali
    a`
    ga`txozu
    kovaladı
    B
    Bombula
    Örümcek
    C
    Cilari
    Kefal
    b
    badi
    yaşlı
    c
    cumanoba
    kardeşlik
    Ç
    Çorçi
    Hafif
    Ç`
    Ç`exni
    Siftah
    ç
    çarbi
    dudak
    ç`
    ç`umen
    yarın
    D
    Dixa
    Toprak, yer
    E
    Elakteyi
    Çevrik
    d
    dişka
    odun
    e
    ekole
    o taraftan
    F
    Feli
    Kabak
    G
    Ginz`e
    Uzun
    f
    felengi
    kızak
    g
    guri
    Kalp, yürek
    Ğ
    Ğeci
    Domuz
    H
    Ho
    Evet
    ğ
    ğali
    dere
    h
    hele
    hele
    X
    Xaçka
    Kültür
    İ
    İstifitili
    Hucumbot
    x
    xinci
    prü
    i
    İk`inaçxa
    salı
    J
    Jureneçi
    Kırk
    K
    Kart`ali
    Kağıt
    j
    jilendo
    yukarıdan
    k
    kotume
    tavuk
    K`
    K`alati
    Sepet
    Q
    Qvinçi
    Kuş
    k`
    k`izi
    kaşık
    q
    qvali
    peynir
    L
    Lande
    Gölge
    M
    Mapa
    Kral
    l
    lemşi
    iğne
    m
    Monç`va
    anaç tavuk
    N
    Nek`na
    Kapı
    O
    Onçamure
    Dibek
    n
    noderi
    imece
    o
    okosule
    süpürge
    Ö
    Gölapi
    Batır
    P
    Pimpili
    Sakal
    ö
    göktimu
    devirmek
    p
    pi3ari
    tahta
    P`
    P`ilili
    Kaval
    R
    Ragi
    kuş tuzağı
    p`
    p`ici
    yüz, çehre
    r
    ruba
    boğaz (Yer)
    S
    Sabat`oni
    Cumartesi
    Ş
    Şuka
    hıyar, salatalık
    s
    svaruli
    dergi
    ş
    şura
    koku
    T
    Txiri
    Fındık
    T`
    T`alaxi
    Toprak
    t
    troni
    iskemle
    t`
    t`ut`uli
    tavuk butu
    U
    U3`k`areli
    Susuz
    Ü
    Gülva
    Batı
    u
    ubabelli
    babasız çocuk
    ü
    künti
    tembel
    V
    Vi3`e
    Fındıklı
    Y
    Yulva
    Doğu
    v
    Vit`ojur
    oniki
    y
    yano
    geç kalma
    Z
    Zeni
    Düzlük
    Z`
    Z`abunoba
    Hastalık
    z
    zoğa
    deniz
    z`
    z`abela
    zayıf, cılız
    3
    3xik`i
    çalı çırpı
    3`
    3`ana
    Yıl
    3
    3udi
    yalan
    3`
    3`inek`i
    çorap

  6. #16
    Super Moderator
    Üyelik tarihi
    19 Nisan 2011
    Mesajlar
    1.725
    Laz Alfabesinin Mimarı

    Fahri Kahraman, Nam-ı Diğer Fahri Lazoğlu Ya Da Fexri Mtanebiva
    Fahri Kahraman Arhavilidir ve Lazuri Alfabe'nin yaratıcısıdır.1997 yılında Arhavi'de bir trafik kazasında ölenedek hayatını Lazcaya adamıştır. Çalışmalarını kitaplaştırmak için emekli olmayı beklerken ömrü buna vefa etmemiştir. Arkasında bıraktığı en değerli eser olan Lazuri Alfabe 1984 yılında Almanya'da yayınlanmıştır. Alfabenin önemi büyüktür.
    Artık Lazca yazılabilir hale gelmiştir.

    1-Lazoğlu, Fahri, Lazuri Alfabe, Lazuri Ç'arelepe, Parpali 1, Gundelfingen 1984
    2-Fahri Hoca, anlatıldığına göre dönemin Arhavi Cumhuriyet Savcısı`nın kullandığı arabanın çarpması ile ölmüştür. Savcı daha sonra tayin olmuştur.

  7. #17
    Super Moderator
    Üyelik tarihi
    19 Nisan 2011
    Mesajlar
    1.725
    Lazuri Nusa - Laz Gelin
    Lazuri Nusa

    Üinçi şüala miselu goluüaçu
    A noûexi carina kodiüaçu
    Berena muşiti ôri eéiüaçu
    Gamaxûu igzalu Lazuri* Nusa

    Nezi keüişüomu idu dulyaşa
    Umoşvacu duşinamûu yemaşa
    A nandidi moyoéerûu mendraşa
    Şuri keiöopas Lazuri nusa

    Yema iyu keéaxedu méxulina
    Koceûaxu üvarina do üvalina
    Mendra kodasüudu a ombolina
    Xolo va meyiças Lazuri nusa

    Lumcişa duşinas var oüiéedas
    Gikteûaşa mûa yuüi ti dixenas
    Üapineri raüanepe moyilas
    Haşo dulya ikus Lazuri nusa

    Moxûa do var koculunu pucişa
    Méupi iya va gamvalen mendraşa
    Ôiôi nustun exûaşa oxorişa
    Var açoden dulya Lazuri nusa

    Neüna moyoxûasi bere naöapxen
    Guri mvala ar curti komvaöapxen
    Ağani ren miti ti var caöaôxen
    Haşo oüiéilen Lazuri nusa

    Uneneli kogoşüadgusu sini
    Damtire üoşüaxen muço guruni
    Oxrasure şumsu mandili moni
    Xvala oüvaöaôxen Lazuri nusa

    Oşüoman şiüule üabepe doüxus
    Goüalus gokosus dosûuresarus
    Ôri ancirasiti bere docarus
    Udoxunu ikten Lazuri nusa

    Haşo var orûasen bo iroteşa
    Miöibrasen berepeniş mirdaşa
    Ayasen aôoûe himuti nusa
    Mişvacasen hemora Lazuri nusa





    Laz Gelini

    Kuşluk vakti kalkıp yola koyuldu
    Bir parça ekmek alıp eline
    Çocuğunu bile kucaklamadan
    Çıkıpta gitti Laz Gelini

    Ceviz yiyerek gitti işine
    Dinlenmeden çabaladı öğlenedeğin
    Bir ihtiyar kadın izliyordu uzaktan
    Canını alır(çalışarak) Laz Gelini

    Öğlen oldu bir armudun altında
    Kırdı mısır ekmeğini peynirini
    Uzakta kaldı soğuk bir pınar
    Yine beddua etmez Laz Gelini

    Akşamadek didinir bakmaz etrafına
    Dönüş için ot yükünüde hazırlar
    Tepeleri koşarak aşar
    Böyle çalışıyor Laz Gelini

    Gelir gelmez inek sağmaya iner
    Karanlığa çıkmaz ahırdan
    Canı çıkar eve çıkana kadar
    Bitmez işleri Laz Gelini

    Kapıda çocuk karşılar
    Kızınca bir iki tokar atar
    Yenidir kimseden hesap soramaz
    Böyle bocalanır Laz Gelini

    Sessizce siniyi ortaya koyar
    Kaynana oturuyor aptalca
    Görümce boncuk oyası örüyor
    Yanlız parçalanıyor Laz Gelini

    Yemekten sonra bulaşık yıkar
    Toplar süpürür düzeltir
    Uyumadan çocuğunu doyurur
    Oturmadan döner Laz Gelini

    Böyle olmayacak herzaman
    Sabredecek çocuklar büyüyenedek
    Olacak birgün onunda gelini
    Dinlenecek ozaman Laz Gelini

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Lazca ve Lazlar
    By BySouL in forum Rize Tarihi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15 Nisan 2011, 21:03

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren RizeCity.Com Adresimizde 5651 Sayılı Kanun’un 8. Maddesine ve T.C.K’nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. RizeCity.Com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler rizecity@gmail.com mail adresi ile iletişime geçildikten sonra en geç 3 (üç) Gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızdan incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve Avukatımız size dönüş yapacaktır.

53 Haber - Rize - rika, ri-ka, rize kapı - RizeCity Blog - Rize Resimleri