Psikologlar Deli Doktoru Değildir!


Kişisel Gelişim Uzmanı Uzman Psikolog-Danışman Sueda Çolak, psikologların vatandaşlar arasında deli doktoru olarak algılanmasının kabul edilemeyecek yanlış bir düşünce olduğunu ve...
Rize'de faaliyet gösteren Mutlu Yaşam Merkezi'nin Kişisel Gelişim Uzmanı Uzman Psikolog-Danışman Sueda Çolak, psikologların vatandaşlar arasında deli doktoru olarak algılanmasının geçmişten gelen ve hala büyük ölçüde varlığını sürdüren kabul edilemeyecek yanlış bir düşünce olduğunu ve bu yanlış düşüncenin psikoloğa ihtiyaç duyan pek çok kişinin zamanında psikolojik yardım almasında caydırıcı bir unsur olarak varlığını sürdürdüğünü ifade etti.
DOKTOR DEĞİLDİR Kİ DELİ DOKTORU OLSUN!
Çolak yaptığı açıklamada, "Her iddia doğru bir iddia demek değildir. Halk arasında yaygın olarak kullanılan bu iddia, içinde iki temel hata barındırmaktadır. Birincisi psikologların delilerle uğraştığı, ikincisi de doktor olduklarıdır. Oysa psikologlar doktor değillerdir, doktor olmadıkları için de deli doktoru olabilmeleri gibi bir durumları söz konusu değildir." dedi.
PSİKOLOGLAR HEKİM DEĞİL, DAHA ÇOK BİREBİR DESTEK UZMANIDIRLAR!
PSİKOLOĞUN DELİ GÖRME OLASILIĞI SOKAKTAKİ VATANDAŞLA AYNIDIR!
Psikologların, biyopsikososyal bir varlık olan insanın psikolojik boyutu üzerinde, duygu, düşünce ve davranış alanı zemininde bilimsel bilgiler ve bazı teknikler ışığında çalışmalar yaptıklarını ifade eden Kişisel Gelişim Uzmanı Uzman Psikolog-Danışman Sueda Çolak,bu alanlarda zorlanan, sorunları olan kişilere “koruyucu, eğitici, geliştirici, destekleyici, çözümleyici ve yönlendirici” nitelikli psikolojik danışmanlık, psikolojik destek, psikoeğitim ve psikoterapi hizmeti veren kişiler olduğunu ifade ederek şunları kaydetti: Psikologlar daha çok organik temeli olan ve halk arasında delilik olarak bilinen psikozlar (şizofreni vs.) ile ancak hekimle işbirliği içinde ve büyük ölçüde akıl ve ruh sağlığı hastanelerinde muhatap olurlar. Bu kurumların dışında kalan herhangi bir psikologun çalışma hayatında bir deli ile karşılaşma olasılığı sokaktaki vatandaşın karşılaşma olasılığından daha fazla değildir.
BU TOPLUM HALA DELİLİĞİ BİLİNÇALTI OLARAK AYIPLIYOR!
Bu toplum hastaya, düşküne, mağdura, mazluma onca şefkatli olmasına karşın iki sorun türünü, dulluğu ve deliliği hala bir türlü kabullenememiştir. Bu büyük bir çelişkidir aynı zamanda. “Ben deli miyim” ya da “psikolog deli doktorudur” iddiasını sürdüren pek çok kişinin bilinçaltında hala deliliğe dair bir ayıplama eğiliminin varlığı gerçeği yatıyor olsa gerek. Bunun da nedeni Freud’un da dediği gibi “her ruhta bir parça deliliğin olmasıdır” belki de, kim bilir. “Ben deli miyim” kaçışı, derinlerden zaman zaman değişik görünümlerle bilince vuran sorunların, bilinçten ve çevreden gizlenmesi amacını taşıyan bir savunma refleksi olabilir.