Çayeli Sabuncular Mahallesi



Çayeli’nin Eskipazar ve Yenipazar mahallelerinden sonra, genel nüfus olarak, gerekse coğrafi alan olarak üçüncü büyük mahallesi olan Sabuncular Mahallesi, Büyükdere ile Şairler Deresi arasında kalmış, adeta yüksek bir ada görünümünde


Çayeli’nin Eskipazar ve Yenipazar mahallelerinden sonra, genel nüfus olarak, gerekse coğrafi alan olarak üçüncü büyük mahallesi olan Sabuncular Mahallesi, Büyükdere ile Şairler Deresi arasında kalmış, adeta yüksek bir ada görünümündedir. Sabuncular Mahallesi’nde yerleşim, yaklaşık 550 yıl önce başlamış olup, şu anda mahallede yaşayan ailelerin soyağaçları da bu tarihi doğrulamaktadır. Sabuncular Mahallesi’nin bilinen ilk ismi “Kuvaroz”dur. Rumca kelime olmasına rağmen mahallede Rumların yaşadığına dair herhangi bir bilgi ve belge yoktur. Bunun nedeni olarak, Büyükdere Vadisi’ndeki sabuncu düzlerinin, o devirde bataklık oluşu bu bataklıkta üreyen sivrisineklerin sıtma hastalığına neden olması gösterilmektedir. Mahallenin Kuvaroz olan eski ismi, Cumhuriyet döneminde Sabuncular olarak değiştirilmiştir. 1954 yılına kadar köy olan Sabuncular, bu tarihte mahalle olmuştur.

Sabuncular Mahallesi, büyük oluşundan dolayı kendi içinde çeşitli mevkilere ayrılmıştır. Bunları Azmanlı, Eyüboğlu, Ortacami yanı, Okul civarı, Ayazlı, Fabrika mevkii şeklinde sıralamak mümkündür. Mahalle Sabuncu düzünden başlar, Azmanlı mevkiinde, komşu köy İncesırt sınırına kadar devam eder. Sabuncular Mahallesi’ni Çayeli’ne iki adet beton-asfalt yol bağlamaktadır. Mahallenin Çayeli’ne olan uzaklığı, mahalle içi mevkiler dikkate alındığında, 1,5-2 km. arasında değişmektedir. Mahallede yaklaşık 300 hane vardır. Kesin olmayan kayıtlara göre nüfusu 1650 kişi kadardır. Mahalle %40 oranında göç vermiştir. Mahallenin yüzölçümü 2.500.000.m2 olup, bunun 1.800.000.m2 si çay bahçesidir.

Mahallede tarihi değer olarak iki adet değirmen vardır. Bunlardan biri, Sabuncular Çay Fabrikası arkasında, diğeri ise Cin Değirmeni olarak bilinmekte ve Sefer ırmağındadır. Belki yeni nesil için önemli olmayabilir ama, yaşlılar içim bu değirmenlerin anlamı çok büyüktür. Bu değirmenler, sadece mısırı una dönüştürmekle kalmaz, aynı zamanda sevdalıları da buluştururdu. Nerede o eski değirmenler? Nerede o eski sevdalılar? Sabuncular Mahallesi’nde sanayi olarak, biri devlete, biri özel sektöre ait olmak üzere 2 adet çay fabrikası, 1 adet mıcır fabrikası, 1 adet hazır beton santralı, 2 adet de küçük sanayi sitesi bulunmaktadır. Ayrıca, Barbaros Anadolu Denizcilik Meslek Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi ve Eğitim Fakültesi öğrencilerine ait kız ve erkek öğrenci yurtları mahallenin sınırları içindedir. Mahallede eğitim-öğretim Cumhuriyetin ilk yıllarında, Ortacami’de başlamış sonra, şimdiki ilköğretim okulu karşısında bulunan camide daha sonra 1954 yılında da, mahallenin tepe mevkiinde yaptırılan ilköğretim okulunda devam etmiştir. Şu anda eğitim taşımalı olarak ilçede devam etmektedir. Mahallede okuma yazma bilenlerin oranları %99 dur.

6 camisi olan mahallenin su ihtiyacı, 2 adet su deposundan karşılanmaktadır. Mahalle halkının geçim kaynağı genellikle çay tarımıdır. Bununla birlikte ticaretle uğraşanlarda vardır. Ayrıca çay fabrikaları mahalle sakinleri için vazgeçilmez bir geçim kaynağıdır. Sabuncular Mahallesi’nden bir çok devlet ve bilim adamı yetişmiştir. Bunların en önemlileri olarak, Cumhuriyet döneminden önce DDY ve Limanlar Genel Müfettişliği, Yüksek Mühendis Mektebi Müdürlüğü (İTÜ) yapmış olan Yüksek Makine Mühendisi Merhum M.Nuri Esmen’i, 9 Eylül Üniversitesi’nde görevli Prof.Dr.Orhan Terzioğlu’nu ve Mimar Sinan Üniversitesi Genel Sekreteri Doç.Dr.Bahattin Şeber’i sayabiliriz. Ramazan Erol, mahallenin yetiştirdiği önemli din adamlarından birisidir. Üst düzeyde olmasa bile, bir çok siyasetçi yetiştiren mahallenin en meşhur şairi Ali Sukas’tır. Ali Dayının şairliği Çayeli’ni aşmış Rize’ye kadar yayılmıştı. Devrinde bir çok düğünlere davet edilmiş ve bir çok şairle atışmıştı. Her konuda eserleri olan çok değerli bir şahsiyetti. Ali Sukas’ın 2.Dünya Savaşı sırasında Akdeniz’de İngilizler tarafından batırılan Refha vapurunda şehit olan komşusu Adil Amcanın oğlu Mehmet için yazdığı destanın bir kısmı aşağıdadır;


Revha vapuruna girdim kömürcü
Dediler çalışsın, varsa gücü
Zonguldak-İstanbul seferler verdik
Az-boz kesemize bereket dedik.

Uyduk İngiliz’e gidecek Refha
Bende heves ettim, gitsem bir defa
Mersinden yollandık vurduk denize
Selametler olsun dediler bize

Birden bir vapurun koptu bordası
Dünyayı kavurdu insan sedası
Acep yakın mı dır Kıbrıs Adası
Dışarı çıkmaya bir hal olacak

Bu şair ve eserleri hakkında daha çok bilgi almak isteyenler İstanbul Maltepe Belediyesi’nde görevli İnşaat Mühendisi İsmail Hakkı Sukas’a başvurulabilir. Şu anda Çayeli Belediye Başkanı olan emekli öğretmen Mustafa Kaşıkçı ilk öğretmenliğini Sabuncular İlkokulu’nda yapmıştır. “Benim mahallem Sabuncular’dır.” der. Mahallede yaşayan ailelerin soy isimleri; İsmailoğlu, Sarıibrahim, Esmen, Ayaz, Günaydın, Erol, Ketenci, Terzioğlu, Şeber, Eyüboğlu, Şat, Azman, Sukas, Kara, Sarıkaya, Sofuoğlu, Çolak, Yahyaoğlu, Alp, Kesepara, Saruhan, Çankıran, Civelek, Sarıhasan, Dilma., Seyyar ve Yanar’dır.

Mahallede bu güne kadar Mustafa Sarıibrahim, Ziya Şat, Yusuf Seyyar, İbrahim Ayaz, Ali Kayra Esmen muhtarlık yapmışlardır. Mahallenin şimdiki muhtarı Yavuz İsmailoğlu’dur. Azaları ise Şemsettin Ayaz, Vatan Nuri Ketenci, Ali Terzioğlu ve Turgut Erol’dur. Muhtarlığın yazışma adresi: Sabuncular Mah. Çayeli/ Rize’dir.

Mahallenin konumu itibarı ile merası yoktur. Büyükdere düzleri ova, tepe sırtları da yayla olarak kullanılmaktadır. Arıcılık kısmen yapılmaktadır. Mahallenin güneye bakan yamaçları arıcılığa uygun olup bu yerler, kış aylarında bazı arıcılar tarafından arlık olarak tarafından kullanılmaktadır. Mahalleden İstanbul’a doğru yola çıkarlardı. Koca büyük liman vapuru nicelerini yardan ayırarak, taşıdı gurbete. Çaydan önce mahallede zengin yok denecek kadar azdı. Yaşlıların anlattıklarına göre insanlar o zaman daha sevecendiler. Yokluklar içinde var olanlarını paylaşmaktan büyük haz alırdı. Gurbetten gelen herhangi birinin elbisesini, bütün köyün delikanlıları damatlık olarak giyerlerdi. Bu durum Rize ve yöresine çay ekimi ruhsatı verilinceye kadar devam etti. Çay ile birlikte mahalleye para girmeye başlayınca, ekonomik gelişmeler oldu. Eski evlerin yerine yenileri yapıldı. Elektriğin gelmesi ile de mahalleli hayal bile edemeyeceği teknoloji ile tanıştı. Günümüzde çay artık geçi kaynağı olmaktan çıkarılmış, tüm Rizeli’ye olduğu gibi, mahalleliye de tekrar gurbet olu görünmüştür.