Çayeli Limanköy Mahallesi



Yıllardır mütevazılığını koruyan Çayeli’nin sosyal, ekonomik ve sayısal yapısına etkin olan yetiştirdiği değerlerle ülkemizin gelişmesinde katkıda bulunan, buna rağmen bu özelliğini n plana çıkarmayı istemeyen, okuma yazma oranı


Yıllardır mütevazılığını koruyan Çayeli’nin sosyal, ekonomik ve sayısal yapısına etkin olan yetiştirdiği değerlerle ülkemizin gelişmesinde katkıda bulunan, buna rağmen bu özelliğini n plana çıkarmayı istemeyen, okuma yazma oranı %100’e yaklaşan Liman köyümüzün bu sessizliğinden arınarak hakkı olan övgü ve ilgiyi görmek duymak ve yaşamak isteyen gençlerimize hak vermemek mümkün değildir. Çayeli’ne toplam 6 km.,sahil şeridinin en şirin bölgesi olan Liman köyümüzün doğusunda Kurtes diye bilinen bir ırmakla,batısında Söğütlü köyünün bulunduğu 1,5 km. bir sahil şeridi, güneyinde Demir hisar ve Ak pınar gibi şirin köylerin bulunduğu ve onların bağlantı yollarının geçtiği bir yer Liman köyümüz.


Batı kısmında bulunan cazı (cadı) dağının yamaçlarının kuzeye doğru inen adeta denize hasretmiş gibi yeşilin maviyle vuslat etmesini andıran tatlı bir yamaç ve bu yamacın eteğinde Hamuda diye isimlendirilmiş düne kadar denizle özdeşleşmiş bir mevki ve bu mevkiinin içinden geçen hamuda deresi ve bir zamanla yörenin alabalık ihtiyacını üreten bu dere bugün güneyindeki köylerin atıklarını kara denize taşıyan bir görev üstlenmiş görünüyor.


Liman köyümüzün kalabalık yerleşim yeri Arkotil diye telaffuz ettiğimiz güney kısmı hora dağının denize koşmaya çalışan kuzey bölümü turistik tesislere çok müsait, darlık Simandoroz ve Güneli dediğimiz yerleri içine alan üzerinde üniversite, şehir kurulabilecek hatta hava alanı yapılabilecek bir coğrafi konumu olan şahane bir yer ve bu yerden denize balıklama atlayalım hissini veren bir arazi yapısı.


Aslında Liman köy ismini coğrafi konumu itibari ile Burun başı dediğimiz Karadeniz’e bir çıkıntısı olan ve bu çıkıntının güney doğusunda yarım köy diyeceğimiz bir sahil şeridinin mevcudiyetinden almaktadır. Liman köyümüz tarif edilemez görülür ve yaşanır. Liman köyümüz öyle bir belde ki her mevsim bereketli denizinin verdiği sayısız balık çeşidi, aile bütçelerine katkı yanında yaşayanların protein ihtiyacını karşılaması başlı başına bir olaydır. Buraya kadar anlatmaya çalıştığımız dünkü Liman köyümüzdür.


Dün; geçimi için tabiatla boğuşarak hayat mücadelesinin stresinden kurtulmasının tek yolu denize yüzmek, denize açılarak ağlarla olta ile balık tutmak denizden o yeşilin her tonunu yamaçlarında sergileyen bu köyü seyretmekti. Ama bugün; dünyanın hiçbir yerinde benzeri olmayan denizin doldurularak halkının deniz dolgusu ile bağları arasında sıkıştırılmış bir konuma getirilmesi her geçen gün yüreklerimize buruk bir acı hissi vermektedir. Denize sahili olan yerlerin özelliği o denizden doya doya istifade etmekte iken bugün Liman köyümüz bu konumunu yitirmiş denize hasret hale getirilmektedir. Liman köyümüzün yüzyıllardır o şahane sessizliği, sakinliği bugün yapılan çimento dolum ve paketleme tesisleri ile yok edilmiş ve geceleri sabaha kadar gürültü ile yatıp gürültü ile kalkmaktayız. Gündüzleri ise çimentonun tozu ile yaşamaya mahkum edilmişiz.


Mahallemizde Ünye Çimento tarafından yapılan çimento tesisi ilk zamanlar mahalle halkının büyük umutlar bağladığı iş kapısı olarak görülmekte idi. Ancak zaman gösterdi ki bu tesisi kuranlar mahalle halkına vermiş olduğu sözleri hiçe sayarak mahalle için yapacağı hizmetleri göz ardı ederek mahalle halkına ancak gürültü ve zarar vermekten başka bir hizmet etmemiştir.mahalle halkının sözleri bu yazıdan ibaret olmayacaktır. Yöremiz ekonomik yükünün çayın üzerinden ir nebze kaldırarak başka ekonomik girdiler bulunması güncel konu iken ve günümüz dünyasında özellikle sahil kent ve yörelerin ekonomik girdilerin deniz turizmi olduğu bilinirken denizin o güzel sahilleri taşla doldurulması ile bu fırsatın yok edilmesini anlamak mümkün değildir.


Günümüzde özellikle Türk Devletlerle ve diğer şehirlerle aramızdaki ilişliler göz önüne alınırsa yolun bizim için ne denli önemli olduğu bilincindeyiz. Ama yol yapalım diye yaşayanların yaşama, eğlenme, avlanma ve yüzme haklarının elinden alınması acı bir olaydır.


Yolma güzergah bulmak devlet için kolay ama bu yörede yaşayan, her şeyi denize ağımı insanların bundan sonra denizde güzergah bulmaları ondan yararlanmaları imkansız hale getirilmiştir. Liman köyümüzün dünü ile bugünü arasında bir kıyaslama yapmak isteyenlerden resimlere bakarak, dünü bilenler, bugün lütfen Liman köye gelsinler o zaman bize hak vereceklerdir. Bu çağrımızın sayfalarda kalmayacağı inancındayız. Bu istek Çayeli Liman köylülerin ortak arzusudur. Zira gördüğümüz, duyduğumuz kadarı ile nüfus yoğunluğu, okuma, ticari amaçlı ekonomik gereksimler nedeni ile Liman köyümüzden ayrılan Liman köylülerin arkasında bıraktıkları kayıtsız kalan başka bir yöre.
Kendi yaşamamış olsa bile insanların dedesinin, babasının yaşadığı yerde bir zamanlar sahip olduğu, burada yaşadığı yerde bir zamanlar sahip olduğu, burada yaşanlarla bir bakıma paylaşması gereken bir çok değerler mevcuttur. Bu ortak değerlerin uzak kaldığı akraba ve yakınları ile paylaşması halinde kendisi uzakta olsa da bu yöreden kopamayacağının anlaşılmasına yok açacaktır.
Liman köyümüz büyük bir kültür mozaik panosudur. Anılar ve geçmişteki dayanışmalar bu panonun renk güzelliğidir.1930’lu 1940, 1950 ‘li gurbet yollarındaki ekonomik zorlukların bu mozaiğin en güzel renklerle bezendiği bu yıllardaki ortak dayanışma ile üstesinden gelinmiştir. Ama bugün Liman köyden uzaklaşanların bu ortak değerlerin yaşatılması için istenilen çabayı göstermemeleri istenilen üzüntümüze neden olmaktadır. Liman köylülerin eğitim alanında yatırım yapanları unutması elbette mümkün değildir. Yukarıda çeşitli nedenlerle bu köyden gurbete göçlerin çocuklarını, torunlarını bu güzel yöremizden uzak tutmamaları, bu güzel mozaiğin bir parçası olmalarını tüm Liman köylülerimizden temin etmelerini bekliyor, büyüklerimizin bıraktığı ortak değerlerin yaşatılmasında daha duyarlı olmaya davet ediyoruz. Mahallemizin genç ve dinamik muhtarı Cevdet Yazıcı ile yaptığımız sosyal, ekonomik ve çevre sorunları ile ilgili söyleşilerde diğer mahallelerin ve köylerin aksine gurbetteki bizim insanlarımız biraz daha yakın ve duyarlı olmaları halinde Liman köyümüzün örnek bir belde olmasının kolaylaşacağı işaret ediliyor.


Çünkü mahallemizin gurbette yüzü aşkın çeşitli mesleklerde kariyer yapmış üniversite mezunu, bunlar arasında hukuk, Prof., öğretim üyeleri, onu aşkın doktor, otuzu aşkın teknik alanda kariyeri olan değerli komşumuz, yakınımız, bir o kadar deniz adamı, süvarimiz, Türk ekonomisine büyük katkıları olan değerli iş adamlarımız, armatörlerimiz, sosyal alanda ticaret odaları başkan ve görevlileri, sendikacılar, dernek yöneticileri hep bu toprağın insanlarıdırlar. Bu değerlerimiz bize uzak değil yakın olursa Liman köyümüzün Liman köylülere yakışan bir belde ve Çayeli’nin güzelliğine güzellikler katan bir yerleşim yeri olması kolaylaşır diyoruz.


Bu insanları göreve çağırarak mahallemize yapacakları hizmetlerin kalıcı olacağı ve bu insanların her zaman bu mahalleden oldukları hatırlanacak ve yaptıkları hizmetler hiç unutulmayacaktır.